Bir mal alırken satıcıya güvenilmeli mi ? Satıcıya mı güvenmeli ?!

Felsefe ve edebiyat konularında paylaşımlar... Kafayı kullanın, yorun ve anadiliniz ile bunları paylaşın !.. m43 forum felsefe ve edebiyatı tavsiye eder !

Moderatörler: Esat Sanlav, Ubeyd, biunlu

Kullanıcı avatarı
ciddibiri
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 6096
Kayıt: Pzt Nis 06, 2015 6:57 pm
İletişim:

Bir mal alırken satıcıya güvenilmeli mi ? Satıcıya mı güvenmeli ?!

Mesajgönderen ciddibiri » Cmt Eyl 19, 2015 12:08 am

Bu konuyu aylar önce başka forumda açmıştım !..

Halk arasında "satıcı" diye andığımız kişiler pek makbul kişiler olmadıklarından bu kelime ile anılırlar. Mantıken de bu durumda bir hata yoktur. Satıcı kendisini düşünendir, satıcı kendisini düşünür. Kısa ve uzun vade düşünen satıcılar vardır. Uzun vadeli düşünen satıcı kendisini düşünürken alıcının da gönlünü hoş tutmayı bilendir. Burada alıcının rolü, yapması gereken, satıcıya yem olmaması için bilmesi gerekenler nelerdir ? Bunları konuşabilir miyiz ?
-
Mesela bana göre aldığı bir teknolojik ürünü "sevmek isteyen" ! alıcı (tüketici) çok acayip bir karakterdir. Günümüz teknoloji Dünyasında bir ürünün cezbedici ömrü 2 yılı geçmiyor. Diğer yandan her yıl bir üst modeli gelen ürünlerde tüketiciye bazı özelliklerin gıdım gıdım verilmesi bir nevi satıcının bize oynadığı bir tüketime teşvik yemi-tuzağı gibi değil mi ? Hal bu iken bir ürünü sevmek, ona duygusal bağ ile bağlanmak nasıl bir ruh halidir ?! Nasıl bir gereksinimdir ? Benim bildiğim canlılar sevilir, cansızların ise yer-zaman ve coğrafyaya göre anısal anlamı olabilir. Mesela yıllar sonra hayatta olmayan birisinin fotoğrafını çekmiş bakarken o fotoğrafı çeken makinam için "Aaaah ah ne güzel çekmiş makinam" mı deriz yada demeliyiz !!! [:D] Yoksa o fotoğrafın bize anımsattıklarını mı bir süre olsun için hislerimizle yaşarız ? ! Siz makinanızı seviyor musunuz ? Bu sevgiyi nasıl tarif edebilirsiniz ? 2 elle tutulup köküne kadar yavaşça basılıyor olması mıdır makinaya beslenen sevginin gizli cinsel teması yoksa ! :lol:

Bir anonim kullanıcı mesajında konuya şöyle bir düşünce ile katılmış,
" Öncelikle cansız nesnelerin sevilmeyeceğini söylemeni hakaret olarak kabul ettim , alındım kırıldım senden böyle birşey beklemezdim.Çünkü sevdiğim ve işime yaramasa bile sevdiğim birçok nesne var.Mesela Sistem Tercihlerime bakarsan 2Tane bilgisayar görürsün isimleri vardır Zombie ve Zaman Makinesi olarak onları kullandığımdan seviyorum ya da işime yaradığı için kullanıyorum diyelim.15Senedir kıyafetime uysada uymasada taktığım kolye sivri olduğunu için uyurken boğazıma giren neredeyse beni öldürecek olan kolyemi hala severek takıyorsam "Cansızlar sevilemez" demeni yardırgadım.Canlı sevgisi ayrı yerde Neslere olan sevgi ayrı yerde. "
...ve cevabım,
Herkes her şeyi aynı hislerle görmüyor olabilir, her şeye aynı hisleri beslemiyor olabilir. Ben özellikle bir teknolojik ürüne dair "sevgi" hissedilmesini konuşmak istedim. Fakat örnek vermek açısından sizin sevdiğinizi söylediğiniz obje ve araçlardan da elbette söz etmelisiniz. Diğer yandan kullanırken size kolaylık sağladığı için, anı değeri olduğu için sevmek ile bir teknolojik ürüne duyulan sevgi ve bu sevginin verdiği etki ile bir ürüne fanatizm derecesinde bağlılık duymak, ürünün eksiklerini görmemek konularının da konuşulmasını isterim. Elbette ki bazı ürün ve objelere karşı duyulan hissiyatın maddesel, fiyatından sebeple falan olduğunu düşünmem. Diğer yandan cep telefonlarımızı da çok fazla sevmemiz gerekir bu durumda. Onlar da bize en uzağından en yakınımıza kadar tüm sevdiklerimizle iletişim kurmamızda aracı oluyorlar. Peki bir de şöyle bakalım o zaman. Sevgide sadakat olmaz mı ? Öyle ise 1-3-5 yılda bir değiştirdiğimiz cep tel, foto makinası vb. gibi bu teknolojik ürünleri severken birer şıpsevdi miyiz ? İşimizi gören, ihtiyacımızı gideren şeyleri mi seviyoruz ? Sevgi böyle bir şey mi ? Sizin dediğinize göre canlıyı severken sevgi başka bir çerçevede ve cansızı severken ise başka. Bu da anlaşılabilir. Fakat ben buradaki hissin adının "sevgi" den başka bir şey olabileceğini düşündüm de konuşmak istedim. Unutmadan !.. Burada para ile satın aldığımız teknolojik ürünleri öncelikli konuşmak istedim. Bu durumda şu da sorulabilir. Sevgi satın alınabilir mi ! Öyle ya kendimize sevecek oyuncak yada araçlar mı satın alıyoruz ? Bu durumda para ile sevgi mi alıyoruz ! Sonra daha iyisini alınca öncekine-eskisine sevgimiz azalıyor ve yenisini mi seviyoruz !? Bu mu sevgi ? Sizin foto makinası sebepli insan ilikşileri kurma olayınızda etken araçtan ziyade ortak bir konuda buluşabilmek değil midir esas olan? Yani "Bak ben bu makinayı seviyorum, aa evet ben de seviyorum" diye mi güzel bağlar kurulabiliyor, yoksa ortak hobiniz mi, ortaya çıkarılan sonuçların paylaşımı mı bizi birleştiren? Maksat birilerini kırmak, incitmek değil. Yanılıyor olabiliriz, farklı görüşlerden kendi görüşümüzdeki eksikler, yanılgılar nedir öğrenebiliriz.

Arada ilgi çekici bir yanıtı da alıntılamak istedim. Bir anonim kullanıcı yorumunda şöyle demiş,
" Teknolojik üründe olsa oyuncakta olsa sevilebiliceğini düşünüyorum.Sevgiyi paraylamı alıyoruz sözü biraz ters yaklaşım oluyor çünkü bizi seven birşey almıyoruz bizim sevdiğimiz birşey alıyoruz ya da aldığımız şeyi seviyoruz. "
...ve cevabım şöyle,
Güzel,
Fakat para ile alınılan sevgi türlerinde para ile elde edilen her türlü şey de zaten sizi sevmez. Misal para ile gözü boyanarak elde edilen biri yada bile bile sizin onu rahat ettirecek paranız olduğu için sizinle olan biri. Burada satın alınılan şey sizi sevmez ki zaten, siz onu sevdiğinize inanırsınız veya kişiyi maddi imkanlarınız ile aldattığınız için o kişi sizi sevdiğini zanneder !.. Tıpkı bir teknolojik üründe olduğu gibi. Yerde bulunan taş konu dışında kalıyor. Size verilen bir hediye gibi şeyleri de konu dışında tutuyorum. Anı değeri olan şeyler kişi için değerli görülür ve milyon kopyası dolaşımda olsa bile sizinki size özel olur. Başlıkta da belirttiğim üzere konu satılan-alınan, bir ücret karşılığında elde ettiğimiz şeyler üzerine. Size katıldığım yerler var. Özellikle sevgi türlerimiz var, bu konuda sizi anlıyorum. Şuradaki sözünüz insanlar arası ilişkinin bir aşamasını tarif eder gibi tıpkı "Bir Fotoğraf makinesini teknolojik açıdan ya da görünüş açısından hoşunuza gider fakat alamazsınız paranız yetmez ya da başka nedenlerden ötürü paranız olunca aldığınızda daha büyük bir hoşlantı olur daha narin davranma daha özel bir yerde saklama gibi tabi bu heveste olabilir" Her hoşlandığımız insana karşı hislerimiz sevgiye dönüşmeyebilir değil mi ? Her hoşlanılan cihaz da sevilemeyebilir elbette !.. Sevgi için biraz daha derinlik, biraz daha emek, biraz daha yaşanmışlık olmalıdır (ki bunların olması için de karşılıklı bir sevgi olması şarttır). Şart değil tabi ama olur ise "sevgi" kelimesi anlamına varmış olur. Diğer bir örnek de mesela "İşkembeyi seviyorum ama dokunuyor, yiyemiyorum arkadaş" !.. Fakat kalkıp da her yerde işkembeyi savunup, öven, fanatik hale varan bir kişi görünümü çizmeyiz değil mi ? Fakat teknolojik ürünlerde seven kişi aşırılığa varan saplantısal bir duruma ulaşabiliyor. Bir insanı, bir canlıyı kusurlarını kabul ederek sevmek bazı durumlarda kabul edilebilir. Satın alınan bir ürünü bu şekilde sevmek kabul edilebilir mi peki ? İşkembe örneğindeki gibi sevilemez mi, güzel amma deyip kusurları da söylenemez mi ?

Bana göre atasözümüzde söylendiği gibi "Kimse malım kötü demez" !.. O sebeple amacı o şeyi satıp para kazanmak olan kişi ve bu işi profesyonelce yapan kişi bunu asla söylemez. Bu sebepledir ki "satıcı" güvenilmezdir ! Fastfood kansere sebep, şişmanlarıyor bir çok hastalığa sebep. Peki siz bu yönlerine dair satıcısından zerre bir ifade duydunuz mu !? Fakat millet seviyor-yiyor !.. Diğer yandan ben hiç kimsenin çıkıp da bilmem "x burger", bilmem "Ye Danılds" şöyle iyi, böyle süper, "sen hiç yedin mi ? yemediğin belli ye de konuş", "gel sana yediriyim! :)" gibi öven ve savunan kişiler görmedim. Bu iş fotoğraf makinasına gelince neden böyle kanlı bıçaklı birer futbol holiganı tarzına dönüşüyor ?!
INSTAGRAM : https://www.instagram.com/ciddiyibiri/ - flickr adresimiz - https://www.flickr.com/groups/m43turkiye/ - flickr kullanımına dair faydalı bilgiler - viewtopic.php?f=10&t=32 - Kişisel flickr : https://flickrock.com/ciddi - B L O G U M (Reklam engelleyiciyi durdur ve reklamıma tıkla lütfen, foruma destek için) : http://fotoptik.blogspot.com
-
Ekipmanlarım : E-P5 , OM-D E-M10 - 14-42mm. R II, 14-150 II, 25mm. F1.8, 60mm. F2.8 makro (Vivitar 75-205mm. tele, Olympus OM 50mm. F1.8, Carl Zeiss Jena 135mm. F3.5, Helios 44M-6 58mm. F2.0)
-
Tamrac Velocity 5766 çanta , Transcend TS RDF8K USB3.0 kart okuyucu, Sandisk SDHC UHS-I 45mb/s kart , Manfrotto PIXI mini tripod

Kullanıcı avatarı
ciddibiri
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 6096
Kayıt: Pzt Nis 06, 2015 6:57 pm
İletişim:

Re: Bir mal alırken satıcıya güvenilmeli mi ? Satıcıya mı güvenmeli ?!

Mesajgönderen ciddibiri » Cmt Eyl 19, 2015 12:17 am

Bazı başlıklarda yandaş üyeler de milleti şaşırtan mesajlar yazıyorlar. "Gündüz çekeceksen d-slr like ve kompakt gece çekeceksen d-slr" diyeni de gördüm ve artık gözüm açık gitmem diyorum. Sizde d-slr mı vardı ? Peki siz o makinayı kullanmak için gündüz uyuyup geceleri mi kendinizi fotoğraf çekmeye adıyorsunuz ? Lensi idi, o su bu su şu su idi derken bir de meğer işin bu yönü varmış. Hatta yakında bir d-slr'ı 2 kişi vardiyalı olarak kullanır da derler. "Şşş leyn kalk ! Gece oldu senin vardiyan" !.. Kim bir fotoğraf makinası alırken onun sadece gündüzleri veya geceleri kullanılmak üzere alınacağını düşünerek, böyle bir bilinç ile alır !? Teknomarete gidip usta sar bana oradan bir gece makinası dediniz mi adam direk anlıyacak sizin bir d-slr istediğinizi . Yani işte bu gibi acayip yorumcular nedeni ile forumlar da pek güvenilir değil, kafa karıştırıcı olabiliyor.
INSTAGRAM : https://www.instagram.com/ciddiyibiri/ - flickr adresimiz - https://www.flickr.com/groups/m43turkiye/ - flickr kullanımına dair faydalı bilgiler - viewtopic.php?f=10&t=32 - Kişisel flickr : https://flickrock.com/ciddi - B L O G U M (Reklam engelleyiciyi durdur ve reklamıma tıkla lütfen, foruma destek için) : http://fotoptik.blogspot.com
-
Ekipmanlarım : E-P5 , OM-D E-M10 - 14-42mm. R II, 14-150 II, 25mm. F1.8, 60mm. F2.8 makro (Vivitar 75-205mm. tele, Olympus OM 50mm. F1.8, Carl Zeiss Jena 135mm. F3.5, Helios 44M-6 58mm. F2.0)
-
Tamrac Velocity 5766 çanta , Transcend TS RDF8K USB3.0 kart okuyucu, Sandisk SDHC UHS-I 45mb/s kart , Manfrotto PIXI mini tripod


“Felsefi ve Edebi konular” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron